1935 YILINDA BİR ILGAZ GEZİSİ*

  “Ilgaz; bu kelimeyi nerede işitsem, nerede gözüme çarpsa hayalime koyu bir yeşillik, duru bir su, tertemiz bir hava gelir. Çam kokuları bir esans gibi gönlüme ferahlık verir.Böğürtlen, ahududu, çilek, ardıç gibi dağ yemişlerinin ağızda bıraktığı lezzetleri tazeler. Yeşillere bürünmüş tevekkül içinde tanrıya yalvaran bir zahit gibi milyonlarca çam, köknar, kayın ağaçları, at kestaneleri, dağ kavakları gözümün önünden bir sinema şeridi gibi geçer.Hacet Tepesi’nin yalçın kayalıkları arasındaki kar yığınları üzerinden aşıp gelen kuzey yelleri, yanık yüreğimi serinlendirir. Orta Anadolu ile Karadeniz arasında 2600 metre yüksekliğe kadar çıkan zümrüt gibi bir…

Read More