ALPASLAN TÜRKEŞ ve TARİH

The following two tabs change content below.

Kendisi tarih yazmış, Osmanlı hukukuna Mecelle’yi kazandırmış, mütefekkir bir devlet adamı olan Ahmet Cevdet Paşa(1822-1895) , “Tarih bilmeyen siyasetçi, pusula okumayı bilmeyen kaptana benzer; ikisi de gemiyi karaya oturturlar.” demek suretiyle tarih bilmenin önemini veciz bir biçimde ifade etmiştir. Merhum Alpaslan Türkeş, tarihimizi çok iyi bilen, Türk aydınlarının da iyi bilmesini arzu eden ve tarih konusuna çok önem veren bir şahsiyetti. Ülkemizin şu anki siyasi kadrosu için aynı şeyi söylemek -maalesef- mümkün değildir.

Türkeş
Hacı Bayram Velî Camii Önü-(1986)

TÜRK DEVLET ADAMLARI İLE İLGİLİ BİR DEĞERLENDİRMESİ

Alpaslan Türkeş, bilinen tarih içindeki bütün kahramanları, devlet adamlarını ayrıntılı sayılabilecek ölçüde incelemişti. İki tam gün tarih dersi verdiğine MHP eğitimcileri şahittir.
Bir seminer programında tarihte en çok beğendiği Türk devlet adamını sormuştuk. Bu soruya cevap vermeden önce Türk tarihinin kahraman, yetenekli, dirayetli komutan ve devlet adamları açısından çok zengin olduğunu belirtti.

“Türkler, tarih sahnesinde her zaman var oldular. Milletimiz engin bir devlet tecrübesine sahiptir. Mısır’da devlet kuran Tolunoğlu Ahmet , Türk Milletinin devlet kurma ve yönetme kabiliyetini gösteren çarpıcı bir örnektir. Göktürkler, Hunlar, Uygurlar, Karahanlılar, Selçuklular çok önemlidir. Fakat, Türk Milletinin tarih boyunca en büyük eseri, Osmanlı İmparatorluğu’dur. Osmanlı, Türk-İslâm Medeniyetinin zirvesidir. En büyük devlet adamı olarak aklım Fatih Sultan Mehmet, kalbim Yavuz Sultan Selim diyor. Yavuz Sultan Selim(1), 8 yıllık padişahlık döneminde, üç büyük meydan savaşını kazanmış, üç önemli zafere imza atmıştır. İran’ın yarattığı büyük tehlikeyi önlemiş, Memlûkler gibi kuvvetli bir devleti tarih sahnesinden silmiştir. Bunları İslam dünyasını haçlı taaruzlarından korumak için yapmıştır. Yemen ve Hicaz bölgesi Portekiz tehdidi altında idi. “Dünya iki hükümdar için küçüktür.” diyen bir cihangirdi. İslâm birliğini sağlamış, hilafeti uhdesine almıştır. Ömrü vefa etseydi daha neler yapabilirdi.

“Fatih Sultan Mehmed’e gelince, döktürdüğü topların mühendislik hesaplarını yapabilecek ölçüde iyi ilim tahsil etmiştir. Dini ilimlerden başka, matematik, edebiyat, coğrafya ve güzel sanatlar konusunda vukûf sahibidir. Deha derecesinde strateji bilen ve uygulayan bir padişahtı. Yaptığı kanunlar, batıyı iyi anlamış olması, azim ve iradesi, 6-7 lisan bilmesi, İstanbul’un fethinde gösterdiği azim ve kararlılık, Roma’yı fethederek Avrupa hakimiyetini hedeflemesi gibi faktörler, akıl terazisine vurduğum zaman Fatih’i öne çıkarmaktadır. Aklım Fatih derken, gönlüm Yavuz demektedir.
Bundan başka , Mete Han, Atillâ, Alp Arslan, Yıldırım Beyazıt, Kanuni, IV. Murat, Bâbür Şah(2) ve Atatürk büyük Türk devlet adamlarıdır.”.
Vefat yıldönümünde hürmetle anıyor, Cenab-ı Hakk’ın rahmetinin üzerine olmasını niyaz ediyorum.
_____________________________________________________________________________________________________
(1)Alpaslan Türkeş’in bu derece hayran olduğu Yavuz Sultan Selim, Türkiye’de bir çok ideolojik gurubun haksızlık ettiği bir Osmanlı Sultanıdır. İran Seferi dolayısıyla Şia’nın, Kürt aşiretlerini devletin bünyesine aldığı için Kürtçülerin, İslam dünyasını birleştirdiği için Türk ve İslam düşmanlarının husûmetine maruz kalmaktadır. Bir takım adamlar, onun Mısır’ın fethi sonrası guya Eşari ve Şafii alimleri İstanbul’a getirmek suretiyle Osmanlı tefekkürüne darbe indirme günah(!)ını işlediğini iddia ediyorlar. Bu karakuşî hükmü inşa edenler, neredeyse kendi akılsızlıklarını da Yavuz Sultan Selim Han’a yükleyecekler!.. Mutezile olmanıza kim engel oluyor kardeşim. O da yetmezse batı rasyonalizmine sarılın. Ama Türk’ün büyük hakanı Yavuz Sultan Selim Han’ı rahat bırakın. Biz Alparslan Türkeş’in görüşündeyiz.
(2)Bâbür Şah’ın kısa ve çok hareketli hayatını Türkeş Bey’in tavsiyesi üzerine Fernard Grenard’ın kitabından çok dikkatlice okumuş, MEB ve Kültür Bakanlığı tarafında yayınlanan “Bâbür’ün Hâtıraları”nı iyice gözden geçirmiştik.
Bâbür Şah (1483-1530), Hindistan’da devlet kurmuş olan bir Türk hükümdarıdır. Babürlüler Devleti, 1526-1858 yılları arasında yaşamış, İngilizlerin müdahelesiyle yıkılmıştır. Büyük medeniyet eserleri meydana getirmişlerdir. Babür Şah, değerli bir şair, bestekar, hattat, mimar ve yazardır. Ömrünün yarısı savaşlarla geçmiştir. 47 yıllık kısa ömrüne yaptıklarını nasıl sığdırdığı, büyük bir merak konusudur. Babür Divanı ve “Babürnâme” adlı hatıraları yayınlanmıştır.

The following two tabs change content below.
comments