Çankırı’da Doğaya Harcanan Bir Hayatın Röportajı

Çankırı’da Doğaya Harcanan Bir Hayatın Röportajı

Çankırı’nın Hayrettin KARACA’sı: Kadir YAVUZ

Çankırı Araştırmaları [www.cansaati.org] Sitesinde on yılı akşın zamandır bizimle yazılarını haberlerini paylaşan bununla da kalmayıp Çankırı birçok doğa tahribatına karşı takipçi olup, Devlet nezdinde sonuç alan çalışmalar yapan kısacası her zaman başkalarının yapmadığını yapmaya çalışan sıra dışı bir Çankırılı çevreci Kadir Yavuz.

kadirabiKadir Yavuz beyi kimi zaman Hürriyet gazetesinde bir habere konu kimi zaman da TRT radyoda bir söyleşide gördük. O’nu bu kadar gündeme taşıyan ise yine kendisinin el atılmamış alanlarda bir şeyler yapmasıdır. Uzun süredir yerel basında ve internet sitemizde yazı ve yorumlarını göremediğimiz can dostumuzu bu defa kendisini toprağa adamış vaziyette yeni uğraşlarda yeni keşiflerde buluyoruz. Çankırı’da yaptığımız röportaj ile kendisinin dilinden Çevreci Kadir Yavuz’u dinleyelim.

23 Kasım 2013, Çankırı

Cansaati.Org – Kadir bey, sizi çevre ve tarım konularında sürekli bir yenilik ve yöresel uygulamaları tatbik ederken görüyoruz. Bir de size Çankırı’nın Hayrettin KARACA’sı yakıştırması yapılmaktadır. Nerden kaynaklanmaktadır bu yakıştırma?

Bunu yakın çevremdeki dost ve arkadaşlarım söylemeye dillendirmeye başladılar, Doğaya çevreye duyarlılığım verdiğim katkılardan dolayı olsa gerek. İlk zamanlarda biraz yadırgamadım desem yalan olur, ama hoşuma da gitmedi desem yalan olur. Hayrettin KARACA kendi işinden daha çok kendini adadığı misyon için çalıştı hepimiz için sivil anlamda TEMA – ağaçlandırma – ormanlaştırma dediğimizde herkesin aklına o geliyor.

Her yaşadığım gün sayısınca ağaç dikeceğim diye iddialı bir laf etmiştim yıllar önce. Allaha şükürler olsun bu gün 58 yaşındayım yaşımdayım, gün sayısının kat ve kat üzerine çıktım. Diktirdiğim, diktirdiğim, yetiştirdiğim fidan sayısıyla. Sanırım bana bu sıfatın verilmiş olmasına neden oldu

Cansaati.Org – Kadir bey, Devletten ağaçlandırma için çok büyük bir arazi almıştınız şimdi ne durumdadır?

yerli_domeslerden_genel_görünümEvet İlimiz Ziraat okulunun hemen arkasında 700 dönümlük bir arazi kiralamıştım! Burasının tamamına yakınının ağaçlanmasına- ağaçlandırılmasına vesile oldum. Bu araziyi daha sonra Çankırı Valiliğine devrettim. (Bu arada şunu da zikredeyim bu arazinin ağaçlandırılmasında Çankırı’nın o günkü TEMA- Çevreci Çankırılı gönüllüleri, Atatürkçü Düşünce derneği yönetimi ve üyeleri, Çankırı Eğitimsen yönetimi ve üyelerinin gönüllülerinin destek ve katkıları ile yaptık. Bu araziyi ağaçlandırdıktan sonra bir kamu kuruluşumuza devredeceğimi bu arkadaşlarım biliyorlardı. Bu alanı Valiliğimize devrettikten sonra da görevlendirme (O yollarda memuriyetim devam etmektedir) yoluyla bu sivil toplum örgütlerimizle, gönüllü öğrencilerimizle, gönüllü kamu personeli ve kamu kuruluşlarımızın destekleri ve katkılarıyla devam etti.

Cansaati.Org – Geçmişe dönük bu çalışmaları kısmen biliyordum ama sizin ağzınızdan dinlemek unuttuklarımızı hatırlamak istedim. Ayrıca merak ediyorum 2002 Yılına kadar sizin bir sağlık sorunlarınız yoktu çalışıyordunuz ancak şimdi ciddi ameliyatlar geçirdiniz, yürümekte bile zorluk çekiyorsunuz bunu biliyorum ama buna rağmen bu heyecan ve çalışma azmini nereden buluyorsunuz?

Evet gerçekten çok ağır ve yorucu bir uğraştır toprak, ama bir o kadar da insana haz veriyor. Manevi bir haz duyuyorsun, buna bir nevi ibadet, vatana Millete, Çankırı’mıza  hizmet etmek desek daha yerinde olur sanırım. En azından benim şahsi düşüncem felsefem budur.

Mesela bir an yeni bir iş makinesi icat etmek, yıllar yılı unutulmuş bir salatalığımızı üretip gün yüzüne çıkartmak, unutulmuş yerli domateslerimizi üretmek bir manevi haz verirken bunlarla ulusal basında haber olmak, TRT Radyosunda röportaj vermek ayrı bir haz veriyor ve insana bu ciddi hastalıklarını da unutturuyor. Sırf Allah rızası için halka ve gelecek nesillere hizmet etmek insanın ömrüne bereket veriyor.

Cansaati.Org – Kadir ağabey şimdi detaylara inelim, Çankırı salatalığının tescili ve yeniden üretimi ne aşamada?

Sizlerin de malumu olduğu üzere Çankırı ismiyle tescillenmesi ve üretilmesi için Çankırı Tarım İl Müdürlüğümüze müracaatım olmuştu! Nihayet cevap geldi cevap denirse söz konusu yazı teknik terimlerle dolu okuyup anlamaya yorumlamaya çalışıyorum. Bilahire tüm kamuoyu ile paylaşacağım. Şimdiden şu veya bu demem yersiz olur.

Cansaati.Org – Biz de takipçisi olacağız. Kadir bey, her sene farklı bir tohumu gün ışığına çıkarıyorsunuz. Her sene yeni bir bitki üretimi ile gündeme geliyorsunuz,son olarak yerel basına da yansıyan şu Kurt Üzümü hakkında bilgi verir misiniz?

Evet kurt üzümü gerçekten bende hayranlık uyandıran bir bitki oldu, Çankırı iklimine uygun bir bitkidir. Fidanı  Çankırı Gıda ve Hayvancılık  İl Müdürlüğümüzden  hibe yoluyla aldım diktim. Yetiştirdim sembolikte olsa ürün aldım. Umut vaat ediyor. Ekonomik getirisi bir hayli iyi görünüyor. Üstelik kalemden fidan üretmek mümkün, kısmet olursa ilk baharda bu fidanlardan alacağım kalemlerle fidan üretimi yapacağım.

Cansaati.Org – Çankırı’nın o eski yerel domates tohumlarını bulup dikmiş, yetiştirmişsiniz doğru mudur?


Evet çoktandır sevdam olan bir hayalimdi, eski yerli domatesleri bulup üretebilmek, çok şükür bu hayalim de gerçekleşti bu tohumları bulup yetiştirdim tohumlarını da aldım.

Cansaati.Org – Yakın zamanda eski Çankırı sebze tohumları için bir merkez olacaksınız nerdeyse, çalışmalarınızın devamını dileriz. Peki bu bahsettiğiniz domatesin tadına bakabilir miyiz?

Malesef tadına bakmanız 2014 yılının yazına kaldı. Zira malumunuz Çankırı iklimi bu denli uzun üretim yapılabilecek bir iklime sahip değil soğuk  vurdu. Ama görsel olarak çektiğim fotoğraflar var arşivimde bunları paylaşa bilirim.

Bu domateslerin tohumlarından aldım seneye tekrar dikim yapacağım isteyen herkesle de bu tohumları da paylaşabilirim. Sadece Çankırı değil başka illerde de arkadaşlarımız denemelidirler.

Cansaati.Org – Altın çilek resimleri görüyorum?

domatesDeneme amaçlı bir iki kök yetiştirdim. Çankırı iklimine uyum sağlıyor ürününü de aldım. Ekonomik getirisi de oldukça iyi tüm üreticilerimize tavsiye ederim. Fotoğrafta yeralan görüntü soğuk vurduktan sonra çekilmiş olduğu için bitki ölgün gözükmektedir. Aslında son derece sağlıklı ve güzel ürün verdi. Çankırı insanı artık farklı arayışlar içine girmelidir. Kendini geliştirmelidir. Tarımdan sanayi üretimine kadar her şeyde geçerli.

Cansaati.Org – Kadir bey,  yeni nesil bir biberden bahsediyorsunuz, antioksidan özelliği olan?

Bir dostum bu biberin tohumunu verdi. Ben de diktim ve yetiştirdim. Bu biber Avrupa ülkelerinde çok yaygın üretimi yapılıp satılıyormuş, fiyatı da diğer biberlere göre bayağı pahalıymış. Tohumdan diktim yetiştirdim. Gerçekten harika bir biber cinsi Çankırı iklimine uyum sağladı verimi çok yüksek bizim Arnavut biberi diye adlandırdığımız biber cinsinin bir başka versiyonu, yuvarlak patlıcan renginde verimi de çok yüksek, bol miktarda tohum aldım kısmet olursa seneye bol bol dikeceğim. Eşle dostla bu tohumları şimdiden paylaşmaya başladım. Tekrar söylüyorum Çankırı’nın bitki florası gelişmeli. Kır tepelerden bıktım, gayretsiz üreticilerden yıldım, beklentisi olmayan halktan yoruldum artık.

 Cansaati.Org – Ağabey, fide olarak elle kırılan bademde üretmişsin, çok yüksek miktarlarda olduğunu söylediler?   

Evet  ama sayı biraz abartılmış sanırım. Üç yüz kadar bir badem fidesi ürettim. Bu bademin özeliği ise dış kabuğunun elle kırılabilir olmasıdır. Çankırı iklimine uyumlu olmasıdır. Ekonomik getirisi de oldukça fazla zira normal kabuklu badem kg 3 ila 4 liraya satılırken bu badem 13 ila 18 lira arasında bir fiyatla satılmaktadır.

Cansaati.Org – Benim önemsediğim ürünlerden biri cevizdir. Siz ceviz için bir çalışma yaptınız mı?

Evet ceviz önemli bir de Kestane var. Çankırı’mızın yerli ırkı bir cevizden yüz kadar ürettim, kestaneye gelince yabani kestane atkestanesi, Çankırı’da yabani kestane yetiştikten sonra normal kestanesinin de yetişeceğine inanıyorum ama aşılanması gerek, aşılanıp denenmesinde fayda görüyorum. 50 adette atkestanesi fidanı ürettim. Yıllardan beri yetkililere söylüyorum. Çankırı’mızın cadde ve sokaklarındaki kestanelerinden üç beş tanesini lütfen aşılayın, olursa yetişirse vatandaş alır yer o da diker aşılar diye ama yetkili kurumlarımız yapmadılar! Lafa gelince ARGE çalışmaları var…,?

Cansaati.Org – Sizden fide almaya gelen vatandaşlara çok sorular soruyormuşsunuz kriterlere uymayanlara fidan vermiyormuşsunuz. Bana gelen şikayetler böyle. Bazen de çok da hoş olmayan polemiklere neden oluyormuşsunz!  Söz savunmanın buyurun.

Söz gelimi benden domates fidesi almaya gelen vatandaşa diyorum ki, Ziraattan veya bir başka yerden almış olduğun domates fidesi varsa bu fidelerle benim vereceğim fideleri aynı yere dikeceksen vermem!  Bu domatesler yerli özel domatesler bu yüzden diğer fidelerle aynı yere dikilmesini istemiyorum bağımsız bir alana sadece benim fidelerimi dikeceksen veririm diyorum. Gerekçesini de açıklıyorum bir başka ırkla melezleşmesini istemiyorum. Çankırı domateslerinin ırkının, bu domateslerin yüzde ellisini ürününü tohum olarak bırak eşinle dostunla ücret talep temeksisin paylaş, keza salatalıkta aynı şeyleri talep ediyorum. Badem, Ceviz, kestane fidanlarından ücret talep etmiyorum.

Bu kriterleri yerine getirmeyi taahhüt etmeyen insanlara vermiyorum. Bu taleple karşısında bazı arkadaşlarla istem dışı polemiklere girdik. Ayrıntılarına girmenin bir anlamı yok…

Cansaati.Org – Sizi gayetle iyi anlıyorum, aynı bir sahaf hassasiyeti. Sahaflar da böyledir. Elinde yüz yıllık dökülmüş kitap vardır, karşısındaki çuvalla para teklif eder ama sahaf bunun tacir olduğunu anlarsa satmaz, nazlanır. Erbabına vermeye çalışır sürekli. Sizinde bir tohum kütüphanecisi, sahafı gibi davranmanızı takdirle karşılıyorum.

Cansaati.Org – Ürettiğiniz tüm meyve ve sebze fidelerini ücret talep etmeden veriyormuşsunuz! Bunca masraf edeceksin bunca işgücü emek sarf edeceksin üret talep etmeyeceksin! Hizmet ediyorsunuz evet ama vakıflarda bile işin sürekliliği için bir hizmetlerde ücret talebi olur. Sizin düşünceniz nedir?

badem 6Bir televizyon programında kurtuluş savaşı gazimizle bir röportajı seyretmiştim. Bu gazimiz gerçekten fakir bir o kadar da yaşlıydı. Spiker soruyor devlet size gazilik maaşı bağlamadı mı? Siz bu yaşta bu kadar ağır şartlarda çalışıyorsunuz, hiç de sağlıklı olmayan bir malikâne de yaşıyorsunuz? Devlet bana  ben istemediğim halde gazilik maaşı bağladı. Ben bu paraya el sürmedim. Ben bu vatan için savaştım. Allah rızası için savaştım. Şehit olan arkadaşlarımız da bunun için savaştılar. Ben bu parayı alırsam mahşerde bu şehit olan arkadaşlarımın, şehit olan babamın şehit olan kardeşimin yüzüne nasıl bakarım. Çalışmak Allah katında en büyük ibadettir. Ben bu ibadetten nasıl vazgeçerim. Elim tuttuğu müddetçe ayaklarım tutuğu müddetçe kendi ekmeğimi kendim kazanırım. Kimseye yük olmam takdiri ilahi elden ayaktan düşürür çalışamaz duruma düşersem de köylüm kolu komşu bakarlar. İnşallah bu duruma da düşmeden Allah bu emanetini alır.’

yer. damateslerle resmim

 

Bu röportajı seyretmem benim hayatımda bir dönüm noktası olmuştur. Vatana Millete hizmet etmenin çalışmanın en büyük ibadet olarak kabullenmemi sağlamıştır. Ağaca çevreye tutkulu ve hassasiyetime de etki etmiştir. Kuranı Kerimde açık olarak diyor ki kıyamet koparken bile elindeki fidanı dik. Benim bundan anlamam ağaç dikmenin tüm ibadetlerin ötesinde bir hayrının sevabının olmasına inanmamdır.

Cansaati.Org – Son bir soru neden istediğin kriterleri taahhüt etmeyenlere bu fide ve fidanları vermiyorsunuz onu doğrusu pek anlayamadım biraz açar mısın, ?

Son yıllarda adı ismi duyulmadık hastalıklar yaşantımıza girmeye başladı, Çocuklar daha ana rahmindeyken hastalanmaya başladı. Pek çok uzmanın bu konudaki görüşü de GDO’lu yiyeceklerin bu hastalıklara neden olduğunu söylemesi benimde bu teze olumlu bakmamdan genetiğiyle oynanmamış yiyecekler üretmek meyve sebzeleri üretmek istemem, üretilmesine katkıda bulunmak istememdendir. Emperyalist güçlerin tüm dünyada bu tür yiyeceklere sahip olabilmenin sinsice savaşını vermektedir. Bu yüzden yerli ırk sebze ve meyveleri çok önemsiyorum. Bu yüzden üretip dağıtmaya çalışıyorum. Tohum bankası oluşturmaya çalışıyorum….

Cansaati.Org – Kadir Ağabey, 2014 yılında neler yapmayı planlıyorsunuz?

2013 yılında ürettiğimden daha fazlasını tür çeşitliklik ve sayı olarak katlamayı düşünüyorum. Hepsinden öte bu Çankırı için tohum bankasını yine senin de söylediğin gibi bir sahaf hassasiyetiyle yürüteceğim. Gelecek yıl bir de ameliyat olacağım, Allah Teala sağlık sıhhat verirse Çankırı için kimsenin ilgilenmediği bu boş alanda bir şeyler yapmaya devam edeceğim.


Cansaati.Org – 
Kıymetli Ağabeyimiz Çevreci Kadir Yavuz bey Çankırı’da boş durmuyor, yaşına ve sağlık durumuna rağmen büyük bir azimle çalışıyor. Herşeyden öte yaptığı hizmeti kimsenin ilgilenmediği bakir bir alanda sürdürüyor.

 Cansaati.Org – Kendisine sağlık ve başarılı bir ömür diliyoruz. 23/11/2013 Çankırı

Kadir Yavuz beyin yazıları 

comments

Related posts