YUNUS EMRE ve ÇANKIRI DERESİ

The following two tabs change content below.

Ülkemizin bir çok yerinde Yunus Emre’nin mezarı olarak kabul edilen yerler vardır. Şüphesiz o yüce insan, âriflerin gönlünde yaşamaktadır. Yunus Emre ve şeyhi Tapduk Emre’ye atfedilen makamlardan biri de Manisa İli’nin Kula İlçesi Emre köyünde bulunmaktadır.

-Kula-Emre köyünde Tapduk Emre Türbesi, Kümbette Tabduk, kapının eşiğinde Yunus Emre-

 

Yıllarca evvel Abdülbâki Gölpınarlı’nın bir kitabında, Yunus Emre’nin Manisa’nın Kula İlçesinde tespit edilen şöyle bir menkıbesini okumuştum:

Yunus Tapduk’a Emre köyü civarında Çankırı deresinden odun getirirmiş. Bir gün yine oduna gidiyor. Çok kesiyor, götürdüğü kıl ip, odun demetini bağlamaya yetmiyor. Yerdeki yılanı ip sanıp demeti sıkıca bağlıyor, sırtına vurup tekkeye götürüyor. Tekkeye girip demeti çözüyor. Tapduk’un karısı yılanı görünce Yunus’a söylüyor. Yunus, ancak o vakit işin farkına varıyor.

Bu menkıbeyi okuduktan sonra üzerinde biraz düşündüm. Eğer orada gerçektenÇankırı Deresi diye bir yer varsa, bunun Çankırı tarihi açısından bir önemi olur mu? Muhtemelen olurdu. Çankırı isminin başka yörelerde varlığı bazı teorileri etkisiz kılabilirdi.

TEKKEYE TAŞINAN DOĞRU ODUNLAR
Bu arada Yunus’un menkıbeye göre 40 yıl tekkeye odun taşımasına rağmen hiç eğri odun getirmediği hususu aklıma geldi.(1) Bunun sırrı Yunus Emre hazretlerinin ve Tapduk Emre dergâhı mensuplarının dürüst, güvenilir ve sırat-ı müstakîm üzere olmasıyla ilgiliydi.
Bir anda gözümde Yunus Emre’yi sırtında odunlarla düşündüm. Tapduk Emre, sırtında odun yüküyle tekke cümle kapısından giren Yunus’u görüp yanına yaklaşır:
-Behey evlâdım, 40 yıldır odun taşıyorsun. Hiç eğrisini getirmedin. Bunca doğru odunu nereden buluyorsun?
Şeyhim efendim, huzuru âlinize eğrisi yakışmaz demişsem de, işin hakikati ben bu odunları Çangırı deresinden getiriyorum. Ol mekânda hiç eğri bir nesneye rastlamış değilim.

BU ÇANGIRI DERESİNDE HER ŞEYİN DOĞRUSU MEVCUTTUR. EĞRİ NESNE ARANSA DAHÎ BULUNMAZ. Ondandır Sultanım!…


(1) Çok bilinen bu menkıbe şöyledir:
“Yunus Emre, Tapduk Emre dergâhında uzun yıllar sadakatle hizmet etmiştir. Yunus Emre’nin dergâha odun getirme işiyle ilgili menkıbesi yaygın olarak dillerdedir.. Edebe riayette o denli ileri gitmiştir ki, tekkeye getirdiği odunla hep dosdoğru olmuştur. Getirdiği her odunun dümdüz olmasına özen göstermiştir.
Bunun farkında olan Tapduk Emre Hazretleri, bir gün Yunus’un getirdiği odunlardan birini eline alarak sordu:
–Yunus! Sana nicedir sormadığımı bugün sorayım: Hepsi böyle ok gibi dümdüz mü bu odunların?..
–Beli sultanım!
–Hiç eğrisi yok mu?
–Yok sultanım!
–Bunca yıldır dağda hiç eğri oduna rastlamadın mı Yûnus ?..
Yunus, şu meşhur cevabı verdi:
–Sultanım! Bilirim ki, sizin kapınızdan içeri hiçbir eğrilik girmez; odun bile olsa!.. Efendim, bu kapıya eğri odun yakışmaz.

The following two tabs change content below.
comments

Related posts