GALİÇYA DEYİNCE…

The following two tabs change content below.
Hakkı DURAN

Hakkı DURAN

Hakkı DURAN

Latest posts by Hakkı DURAN (see all)

Bu sitede yazmaya 2004 tarihinde başlamıştım. Yayınladığım ilk yazılardan biri, 24/08/2004 tarihli olup Çankırılı bir Galiçya şehidi hakkında idi. Mülâzım (teğmen) Recep Hilmi, 9 Temmuz 1916’da Galiçya’da(1) şehid olmuştu.

galiç
Enver Paşa, Galiçya’da Osmanlı birliklerini denetliyor(Eylül 1916)

Değerli kardeşimiz Ali Benli, Galiçya’da şehit olmuş dedesinin kardeşi Molla Ahmed’in mektuplarını yayımlamaya başlayınca o yazı aklıma geldi. Recep Hilmi’den bahseden meşhur şair, yazar ve valilerimizden Süleyman Nazif idi. Yazımız yayınlandığında Millî Savunma veya Genel Kurmay sitelerinde şehitlere dair bilgiler henüz mevcut değildi. Ali Benli’nin yazısında “Molla Ahmed’in ismi Milli Savunma Bakanlığı şehitler listesinde de kayıtlıdır.” cümlesini okuyunca, acaba Recep Hilmi de listede var mı diye baktım. Evet onun adı da mevcuttu. Fakat Milli Savunma Bakanlığı şehitler listesinde ilginç bir detay dikkatimi çekti. Üsteğmen Recep Hilmi de DİKENLİ köyü nüfusuna kayıtlı idi. Ancak Korgun Dikenli değil, Çerkeş Dikenli köyünden… Adını Dikenli yörük cemaatından alan bu iki köy ahalisinin akraba olması muhtemeldir. Dikenli(ü) cemaatının Oğuzların Salur boyundan olduğu tahmin edilmektedir. Bu ilginç tevafuk dolayısıyla bu yazıyı 12 yıl sonra gündeminize yeniden taşımak ihtiyacını hissettim.
galiçya

Sıra No 35756
Baba Adı HÜSEYİN
Adı RECEP HİLMİ
Lakabı UZUNAĞAOĞULLARI
Doğum Yılı 1890
Sınıfı
Rütbesi MULAZIM SANİ(TEĞMEN)
Askerlik Şubesi ÇERKEŞ
Doğum Yeri ÇANKIRI
İlçe ÇERKEŞ
Bucak MERKEZ
Köy DİKENLİ
Kolordu
Fırka 20
Alay 62
Tabur 1
Bölük 3
Harp BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI
Cephe GALİÇYA CEPHESİ
Ölüm Yeri GALİÇYA MUHAREBESİ
Ölüm Tarihi 26/06/1332 [9 Temmuz 1916]
(http://www.msb.gov.tr/Personel/SehitleriListele)
GALİÇYA ŞEHİDİ TEĞMEN RECEP HİLMİ EFENDİ

(Hüseyin Oğlu, 1306(1891) ÇERKEŞ Doğumlu, 62. Alay 1. Tabur 3. Bölük)

Aşağıdaki satırların yazarı, Türk edebiyatının cesur ve ateşli kalemi Süleyman Nazif’tir. GALİÇYA adlı eserinde, bugün Macaristan’ın kuzeyinde kısmen Polonya, Slovakya ve Ukrayna sınırları içinde kalan bir coğrafyada 1916 yılında Osmanlı-Rus Savaşında şehit verdiğimiz değerli vatan evlatlarından birkaçının şehadet şerbetini içişini anlatır. Bu kayıtlar, kolordu karargahında gerçeğe uygun biçimde zapta geçirilmiştir. Süleyman Nazif, bu zabıtları kendi üslubuyla kaleme almıştır. İlgili defterde Osmanlı Harbiye Nezareti (Bakanlığı) nin şu şerhi vardır: “Anlatılan olayların mübalağasız ve tamamıyla gerçeğe uygun olduğu tasdik olunur.“. Süleyman Nazif, kendine özgü üslûbuyla Teğmen Hilmi’nin şehadetini şöyle anlatmış:

26 Ağustos sabahı tekrar tekrar geriye atıldığı halde, otuz saat süren Moskof saldırılarına göğüs gererken Teğmen Hilmi Efendi başından yaralanmış, fakat yarasını sardıktan sonra hemen yine düşmanla çarpışmak için görevi başına koşmuştu.
Topçuların şiddetli ateşiyle sanki yer alev almış, gök yüzüne karışmış gibiydi. Ruslar var güçlerini harcıyor, binlerce insan kaybına hiç önem vermiyorlar, ne olursa olsun, yine saflar halinde ilerleyerek taarruzu kazanmak istiyorlardı. Bu cehennemi andıran günün, taş- toprak, çelik-demir, alev-ateş yağdıran göğü altında, Hilmi Efendi, başından akan kan ile yüzü, gözü kıpkırmızı olmuş, gülüyor, sevgili erlerini sevk ve idareye çalışıyordu.
Bir kurşun daha geldi; Yiğit Hilmi’yi kolundan yaraladı; bezginlik bile getirmedi. Sanki hiçbir şey olmamış gibi o yine göreviyle uğraşıyordu. Bir daha geldi. Bu lanetli mermi, yazık ki bu aslanın mukaddes vücudunu yerlere sermişti!.. Bölüğünden birkaç sıhhiye eri koştu. Bir kenara çekip yaralarını sardıktan sonra geriye götürmek istiyorlardı. Cesur Hilmi asla boyun eğmiyor:
-Ben düşmanın son yıkılışını görmek isterim… diyordu.
Yüce Tanrı bu sevgili kulunu yanına almak, düşmanın yıkılışını yüce katından seyrettirmeyi istemiş olmalı ki, bir şarapnel daha patladı. Sedye üstünde uzanan bu cengaver yüzü, onu omuzlarında taşıyan sıhhiye eriyle birlikte şehit etti. Hilmi isteğine erişti. Fakat onun adıyla adlandırılan tepeyi düşman hâlâ almayı başaramadı.
”.(2)
“Bütün Galiçya Şehitleri adına hemşehrimiz Çerkeşli Teğmen Hilmi’yi bu sayfalara taşırken, merhum Süleyman Nazif’in şu haykırışlarını da hafızalarımızın bir köşesine yazalım.
“Bugün hiçbir Türk ve Müslüman aile gösterilemez ki bir veya daha çok evladını Moskof savaşlarının birinde şehit vermemiş olsun!..Ey Türk Oğlu! Sana damarlarındaki kanı bağışlayanlar,kanlarının son damlalarını Moskof savaşlarında döktüler. Sen bugün .. yarın ne olursan ol, fakat unutma ki o şehitlerin yetîmisin… Unutma Türk Oğlu !… Unutma ve Affetme!…”(3).
NOT: Galiçya Savaşı gazilerinden Mehmet Şevki Yazman’ın yazdığına göre şehitlerimizden bir bölümünün mezarlarını ellerindeki çimento ve taşla çevirdikten sonra oraya bir kitabe dikmişler ve üzerine şunları yazmışlardır:
Ey ziyaretçi! On iki ay düşmanına cansiparane göğüs gerdikten sonra onu kendi vatanına kadar kovan 20’nci Türk Fırkası’nın aziz şehitlerini hürmetle selamla, vatan için vatanının dışında hayatını veren kahramanların ruhlarına Fatiha oku.”(4)
Bu isteğe uyarak, Teğmen Recep Hilmi, Molla Ahmet ve bütün şehitlerimize Fâtiha’lar gönderelim.
———————————————————————————————————————
(1)Galiçya, bugünkü siyasi hudutlara göre Ukrayna, Polonya ve Slovakya sınırlarının birleştiği bölgedir.Müttefikimiz Almanya’nın isteği üzerine üzerine 1916 yılında Osmanlı Devleti’nin kuvvet gönderdiği yerlerden biri de Galiçya idi. 19. ve 20. tümenlerden oluşan 15.Kolordu, 538 subay ve 32.018 asker mevcudu ile Ruslara karşı kahramanca savaşarak başarılı olmuştur. Ancak, kayıplarımız da bir hayli fazladır.(bkz.Osmanlı Tar.5.cilt,E.Z.Karal s.498.)
(2)Süleyman Nazif, Malta Geceleri, Firak-ı Irak ve Galiçya, İstanbul 1979.
(3)Süleyman Nazif, Batarya ile Ateş, s.15.
(4)Mehmet Şevki Yazman, kumandanım galiçya ne yana düşer? haz: Kansu Şarman, T.İş Bankası yay. 3.baskı, İstanbul-2012

The following two tabs change content below.
Hakkı DURAN

Hakkı DURAN

Hakkı DURAN

Latest posts by Hakkı DURAN (see all)

comments