PROF.DR. ÖMER TARMAN (1898-1993)

The following two tabs change content below.
Hakkı DURAN

Hakkı DURAN

 

Prof. Dr. Ömer Tarman                                                                                                               

1932 yılına ait bir Çankırı gazetesinde aşağıdaki haber ilgimi çekti. Haber şöyle idi:

“ÖMER BEY GELDİ  

Altı seneden beri Almanya’da çiftçilik tahsilinde bulunarak ikmali tahsil eden genç ve değerli hemşehrimiz Ömer Bey, evvelki gün şehrimize gelmiştir”.  Altı yıldır Almanya’da tahsilde olduğuna göre, 1926 yılında gitmiş olmalıydı. Başka bir haber bulabilir miyim diye araştırmayı sürdürdüm. Üç hafta sonra aynı gazetede daha ayrıntılı bilgiler verilmekteydi.

ÖMER BEY’E VAZİFE VERİLEMEDİ

“Altı senedir Çankırı İdare-i Hususiyesi namına Almanya’da Yüksek Ziraat mektebinde okuyarak tahsili ikmâl etmiş ve on beş gün evvel şehrimize gelmişlerdir. Mumaileyhin(adı geçenin) Çankırı’da vücuda getirilecek ziraat numune çiftliği için lazım gelen masrafı Çankırı İdare-i hususiyesi(özel idaresi)nin verebilmesine imkan görülemeyerek bütçenin müsaadesine kadar Ziraat Vekaleti emrinde istihdamı tensip edilmiştir. Mumaileyhin Ziraat Vekaletince mühim bir vazifeye tayin edildiği haber alınmıştır.” (10 Eylül 1932)

Çankırı özel idaresinin bu girişimi, o günün şartlarında hayranlık verici tavırdı. Gerçi daha önce “dabakhaneler” konusunda bir yazımızda, özel idarenin  dericilik konusunda eğitilmek üzere bir genci, Çekoslovakya’ya göndermiş olduğundan bahsedilmektedir. Ancak herhangi bir isim zikredilmemiştir.  O tarihte kanunu çıkmadığı için soyadı olmayan ve haberde sülâle adı verilmeyen bu  Ömer Bey kimdi? Konuyu takip etmemin sonucunda ilginç bir Çankırılı şahsiyet, hareketli ve verimli bir ömür sürmüş asırlık bir çınar karşımıza çıktı. (“. Sanatın revacını gören vilayet idarei hususiyesi bile memleketin güzide bir gencini vaktiyle Çekoslovakya’ya gönderip fenni debaget tahsil ettirmemiş miydi!”)

 

PROF.DR. ÖMER TARMAN

Ömer Tarman, 27.4.1898 tarihinde Çankırı’da doğmuştur. Babası Çankırı’da 43 yıl noterlik yapmış olan Osman Fethi Tarman ve anası da Zeliha Tarman’dır. Aile iki kuşak önce  ilin köylerinden merkeze gelmiş olan çiftçiler olduğu için, Ömer Tarman da esas olarak bir

OSMAN TARMAN 1276 1941
ZELİHA TARMAN ÖMER 1290 1964

OSMAN TARMAN Ada No : 204

çiftçi çocuğudur. Babasının dedesi Yapraklı İlçesi’nin  Ayva köyünden Çankırı’ya göçmüş olan İmam Molla Osman’dır. Ailenin erkekleri hep gür ve güzel seslidir. Dedesi Hacı Müezzin, hac görevi sırasında Mekke’de müezzinlik yapmış, Mekke Emîrinin arzusu üzerine orada kalmış; devamlı gelip gitmek suretiyle 22 kez hacca gitmiş bir kimsedir. Ailenin lakabı bu sebeple Hacı Müezzinoğulları’dır.

BURSA VE TRAKYA YILLARI

İlk ve orta öğrenimini  Çankırı’da tamamladıktan sonra, ziraate çok meraklı olan Ömer Tarman, 1913 yılında sınavla parasız yatılı olarak kabul edildiği Bursa Ziraat Ameliyat Okulu’nda mesleki öğrenimine başlamış ve 1916 yılı haziran döneminde bu okulu birinci olarak bitirmiştir. Aynı yıl bu okulun Ameliyat Muallim Muavinliğine atanarak, üç ay rahmetli Tahsin Coşkan’la beraber çalışmıştır. Bu okuldaki başarılı çalışmaları nedeni ile Bursa Özel İdaresi kendisini Avrupa’ya göndermeye karar vermişken askere alınarak 1916 yılı sonlarına kadar(Trakya’da) Ordu Ziraat Taburları’nda görev yapmıştır.

Kastamonu, Çankırı ve Almanya

Ömer Tarman’ın başka bir resmi

Daha sonra Kastamonu Ziraat Okulu’nda öğretmen ve müdür muavinliği [1] , Çankırı Orta Okulu’nda öğretmenlik yapmıştır.1926 yılında Çankırı İli Özel İdaresi tarafından bitki ıslahçısı olması için Almanya’ya gönderilmiştir.Burada Berlin Yüksek Ziraat Okulu’nu bitirmiş ve doktorasını tamamlayarak, Ziraat Doktoru ünvanını almıştır.

1932 yılı yaz aylarında yurda dönmüş ve Ankara’da yeni açılmış olan Yüksek Ziraat Okulu Bitki Yetiştirme ve Islahı Enstitüsü’ne başasistan olarak atanmıştır[3]. Bir yıl sonra öğretime başlayan Yüksek Ziraat Enstitüsü, Ziraat Fakültesi, Bitki Yetiştirme ve Islahı Enstitüsü şefliğine terfi etmiştir. Bu enstitüdeki başarılı çalışmaları sonunda hazırlamış olduğu meşhur “Anadolu Yoncası” adlı tezi ile doçentlik payesini almış olan Ömer Tarman,1941 yılında Profesörlüğe yükselmiştir.

1946 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü Umumi Katipliği’ne ek görev olarak atanmış ve bu görevi 11.8.1947 tarihinde Yüksek Ziraat Enstitüsü Rektör Vekilliği’ne atanışına kadar devam etmiştir. Bu sırada enstitünün üniversiteye bağlanmasına karşı çıkan Ziraat vekili Şevket Ratip Hatipoğlu ile mücadeleleri olmuştur. Daha sonra Yüksek Ziraat Enstitüsünün bazı fakülteleri 5234 sayılı kanun ile Ankara Üniversitesine katılınca, A.Ü. Ziraat Fakültesi Bitki Yetiştirme ve Islahı Kürsüsü’ndeki asli profesörlük görevine dönmüştür.

     A.Ü. ZİRAAT FAKÜLTESİ HOCALIĞI

A.Ü. Ziraat Fakültesi 1953 yılında Türkiye’de Bölüm Öğretimi yapan ilk fakülte haline gelince , Prof. Dr. Ömer Tarman , Yem Bitkileri Çayır ve Mer’a Kürsüsü Profesörlüğüne seçilmiş ve bu kürsüyü kurarak geliştirmiştir.

Böylece, fakültedeki yem bitkileri çayır ve mer’a çalışmalarının başına geçen Ömer Tarman, Tarım Bakanlığı’nı  da devreye sokarak, araştırmalarına  büyük bir hız vermiştir. Tarım Bakanlığının desteği ile Atatürk Orman Çiftliği’nden kiralanan arazi üzerinde yeni araştırmalara başlayan Prof. Dr. Ömer Tarman, kısa bir zaman içerisinde burasını uluslararası  bir araştırma merkezi haline getirmiştir. FAO denemelerinin de yapılmakta olduğu bu merkez , yerli ve yabancı sayısız tarımcı  tarafından ziyaret edilmiş, birçok tarla günleri ve kurslar tertip edilmiştir. Merkezin Açıkhava dersanesi, yem bitkileri çayır ve mera konularının hem teorik  ve hem de pratik olarak öğretildiği bir eğitim merkezi görevi de yapmıştır.

YEM BİTKİLERİ, ÇAYIR ve MER’A ARAŞTIRMALARI

Demokrat Parti dönemi Ziraat Vekili Nedim Ökmen’in desteğini alarak Atatürk Orman çiftliğindeki araştırma faaliyetlerini geliştirmeye devam etmiştir. !958 yılında “Yem Nebatları Çayır Mer’a ve Besleme Araştırma Enstitüsü” onun teklifi ile faaliyete geçirilmiştir. Bu enstitü sonraları tarımın diğer alanlarına doğru genişletilmiş, kuruluş çerçevesi dışına taşmıştır. Bugün adı “Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü”dür.

Ömer Tarman, mesleğe bir bitki ıslahçısı olarak başlamasına rağmen,  çalışmalarını yem bitkileri, çayır  ve mer’a konularına yoğunlaşmıştır. Yetiştirdiği araştırmacılar ve kurulmasını sağladığı müesseselerle bu alanın Türkiyede temelini atan odur. Islah çalışmaları sonucunda İç Anadolu    iklimine dayanıklı, besin değeri yüksek 9 adet yem bitkisini Türk tarımına hediye etmiştir.

Yem Bitkileri, çayır ve mer’a konularında yazdığı ders kitapları, çok sayıda makale ve tebliğler, broşür ve raporları bulunan Tarman, yaptığı konuşma ve konferanslarla çalışma alanının önemini her zeminde anlatmayı sürdürmüştür. Çayır ve Mer’a konusundaki mevzuat eksikliğini gidermek hususunda büyük gayret göstermiş, bir buçuk yıl başkanlığını yürüttüğü bir komisyon marifetiyle mükemmele yakın bir yasa tasarısı hazırlatmış ve bu tasarı daha sonra kanunlaşmıştır.(3)

  VEFATI

Ömer Tarman, 1973 yılında emekli oldu. Son üç yılı haricinde, engin bilgi ve deneyimiyle alanıyla ilgili daima görüşlerine başvurulan bir kişi olmuş, verimli ve aktif bir hayat sürmeye devam etmiştir. 12 Ekim 1993 tarihinde 95 yaşında vefat eden Ömer Tarman, İstanbul Maltepe’de toprağa verildi.


(1)Atatürk’ün Kastamonu seyahatının gerçekleştiği (Ağustos 1925) sırada Kastamonu Ziraat Mektebi müdür yardımcısıydı. Atatürk  ile görüşmeleri ve ilginç hatıraları vardır. Tarman, Kastamonu’dan getirdiği bir şapkayı dedesi Hacı Müezzin Efendi’ye giydirir. Nakşibendî tarikatine mensup  ve Çankırı’da itibarlı konumu olan bu zat, şapka ile Uzunyol’da yürüyünce, halkın kıyafet inkılabını benimsemesinde etkili olmuştur.

(2)O tarihte bu enstitü, Tarım Bakanlığına bağlıdır. Ömer Tarman, önce Çankırı’ya gelmiş, il özel idaresi  “numüne çiftliği” kurma imkanı bulamayınca, ona iş verememiştir. Başarılı bir tahsil hayatını geride bırakan ve Almanya’da doktorasını yapmış olan Tarman’ı Tarım Bakanlığı istihdam etmiştir.

(3)Tarman’ın hayat hikayesi için Prof.Dr. Ömer Bakır’ın TARIM ve KÖY dergisinde yayınladığı “Tarımda İz Bırakanlar: Prof. Dr. Ömer TARMAN” başlıklı makalesi esas teşkil etmiştir (Tarım ve Köy, Mayıs,1990).  Makalede yer almayan bilgiler, merhum Ömer Tarman’ın oğlu İnşaat Müh. Atilla Tarman’dan alınmıştır. Kendisine müteşekkirim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

The following two tabs change content below.
Hakkı DURAN

Hakkı DURAN

comments

Related posts