TOKATLI ÂŞIK NURİ ve RAMAZANİYESİ

The following two tabs change content below.

Âşık Nuri, Tokatlı olmakla beraber en fazla ilgi ve itibarı Çankırı’da görmüş bir halk şairimizdir. Zamanında bir çok Çankırılı gencin şiire ve saza ilgi duymasına vesile olmuştur. Bu gençler arasında, Ahmet Mecbur(Vefdî), Behçet(Kutlu), Hocâzade Osman(Vehhaç) gibi kimseler bulunmaktadır. 1850 tarihinde altta metnini verdiğimiz Ramazaniye’yi Çankırılılara yadigâr bırakması saygı ve rahmetle anmamıza vesiledir.

HAYATI: Âşık Nuri, Tokat’ın Kızılca mahallesinde doğmuştur. Kesin doğum tarihi bilinmemekte, 1820-1825 yılları civarında doğmuş olduğu tahmin edilmektedir. Asıl adı Mahmut’tur. Gençliğinde saz çalmaya başlamış, Tokat’a gelen Erzurumlu Emrah’a çırak olmuş, Nuri mahlasını ondan almıştır. 1299(1882)’da Samsun’da vefat etmiş, Şeyh Kutbettin türbesi yakınına gömülmüştür. Tosyalı Gayretî ve Ceyhunî, Nuri’nin çırakları olup geleneği sürdürmüşlerdir.

Yapraklı ve Çankırı panayırı, ticaretin ötesinde bir âşıklar meydanı olduğu için Tokatlı Âşık Nuri de sık sık ilimizi ziyaret etmiş, sazını sözünü dinletmiştir. [1]

Bir çok Çankırılı gencin şiir ve saza merak sarmasında teşvik edici olmuştur. Bu gençler arasında, Civelekzâde Osman(Vefa), Fevzi Efendizâde Mustafa(Nadirî), Behçet(Kutlu), Ahmet Mecbur(Vefdî), Hocâzade Osman(Vehhaç), Mumcunun Âşık Osman(Yâdî), Ali Mihri Efendi gibi önemli isimler bulunmaktadır. Bunlara mahlas veren Âşık Nuri olmuştur. Esasen Âşık Nuri, hayatında en büyük ilgi ve itibarı Çankırı’da görmüş denilebilir. Bir çok şiiri Çankırı mecmualarında yer almış, hayatı ve şiirlerini büyük emek sarfederek Çankırılı Ahmet Talat Bey kaleme almıştır.

Erzurumlu Emrah(ö.1860) [2] ve Nuri’nin Çankırı’da iki defa bir araya geldikleri kaydedilmiştir. Bu tarihlerden birinin H.1267(M.1850) olduğu kesindir. Zira Emrah Sabri’nin vefatına tarih düşürmüştür. Ahmet Talat Onay’ın ifade ettiğine göre, Nuri de–aynı tarihte-yazdığı Ramazaniyeyi Çankırılılara yadigâr bırakmıştır.

RAMAZANİYE

Ramazan geldi gelin savma riayet edelim
Yüz tutup dergeh-i Mevlâya ibadet edelim

Tutalım levh-i takdirde tevekkül edelim
Bakalım “nahnü kasemnâ” ya kanaat edelim

Yıkalım muğbeçenin başına meyhanesini
Kıralım şîşesini varını garet edelim

Milk-i dilden atalım daire-i gıll u gışı
Seyf-i zikri çekelim, nefse hasret edelim

Varalım hanikâh-ı hazreti pîre gidelim
O şehinşâh-ı cihanbanı ziyaret edelim

Dergeh-i lütfuna yüzler sürelim, ağlayalım
Canımız nâil-i mevkûf-ı şefaat edelim

Cevherin tarihine mâhi nevin vâkıf olup
‘Ârifiz Nuri hakikatda ikâmet edelim’
[3]

TOKATLI NURİ ve ÇANKIRI

Erzurumlu Emrah’ın çıraklarından olan Âşık Tokatlı Nuri, gazellerini acemaşîran makamında okumayı tercih edermiş. Faslın sonunda bilhassa Fuzûlî’nin:

“Âşiyân-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır
Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır”

matla’lı gazelini okur, her beyti takip eden kararlarda saza tezene vurmayıp teller üzerinde sakalını gezdirirmiş.

“Çekme dâmene nâz ile üftadelerden kıl hazer
Göklere açılmasın eller ki dâmânındadır”
[4]

beytinin son dizesini okurken ellerini semâya doğru açarak derin bir istiğrak hali gösterirmiş.

ÂŞIK NURİ ve ÇANKIRILI ZAHMÎ

Ananeye göre Nuri Çankırı’ya geldiği ve şairlere meydan okuduğu zaman kalem şairlerinden Zahmî, bir akşam Nuri fasla başlamazdan evvel:

Talib-i Hak er misin, erlenenlerden misin
Yoksa kim rehber misin, rehberlenenlerden misin

matla’lı şiirini yazıp göndermiş ve karşılık vermesini istemiş. Nuri, bu şiiri saz faslında okumadığı ve irticalen cevap ver(e)mediği için mağlup sayılmış ve gece Çankırı’yı terk etmiş.

TOPAL KOŞMA

Topal koşma tarzı Çankırı’ya Tokatlı Nuri ile gelmiş. Bezmî, Yesarî, Mecmerî gibi Çankırılı âşıklar, ona özenerek topal koşma okumaya başlamışlar. Zahmî buna çok kızmış, ne zaman bu söyleyişi duysa;

-Tokat’tan bir eşek geldi, bizim sıpaların ağzını bozdu, diye söylenirmiş.

NURİ ve ZİYA PAŞA

Ziya(Abdülhamit Ziyâeddin) Paşa’nın[5] Amasya’da görev yaptığı 1282-1283(1865-1866) yıllarında Tokatlı Nuri’yi davet ettiği ve Amasya’da düzenlettirdiği panayırda fasıl yaptırmış olduğu söylenmektedir. Ziya Paşa’nın halk şiirine ilgisi böyle başlamış ve hece vezni ile yazdığı şarkıları bu tarihten sonra yazmış olabilir diyor Ahmet Talat Onay….
Hemen sözleri Ziyâ(Abdülhamit Ziyâeddin) Paşa’ya ait Gökhan Ekim’in derlediği Çankırı yâran meclislerinde okunan;
“Akşam oldu pencereye aller gerildi”
türküsü aklıma geliverdi. Bu türkünün Çankırı repertuarına Aşık Tokatlı Nuri kanalıyla girmiş olabileceğini düşünüyorum.
Türküyü Gökhan Ekim’in sazı ve sözüyle dinlemek için:

https://tr-tr.facebook.com/video/video.php?v=166828500094171

Ziya Paşa’nın bu şiiri, Türk Mûsikîsi bestekârı Nikoğos AĞA(ö.1885) tarafından hicazkâr makamında bestelenmiştir. Merak edenler Bekir Sıtkı Sezgin’in sesinden dinleyebilir:

Âşık Tokatlı Nuri ve yazıda adı geçen değerli şahsiyetleri rahmet ve saygıyla anıyorum.
———————————————————————————————-
[1] Panayır vesilesi ile Erzurumlu Emrah, Geredeli Dertli, Şem’i, Mirati, Seyrani, Tokatlı Nuri, Gedayi, Hüznî, İrşadi, Fethi…gibi aşıklar Çankırı’da çalıp söylemişlerdir. Çankırılı âşıklar(Hürrem, Cünuni, Mefhari, Hayri, Zahmi, Sabri, Yâdi, Rindi gibi) ve birbirleriyle atışmalar ve yarışmalar yapmışlardır. (Bu konuda bkz.A.Talat Onay, Tokatlı Nuri ve Çankırı Şairleri)
[2] Erzurumlu Emrah, evliliklerinden birini Çankırı’da yapmış, sülâlesi oğlu Kadri vasıtasıyla devam etmiştir.
[3] 1267(M. 1850) tarihini vermektedir. Emrah’ın vefatına tarih düşürdüğü Çankırılı Şair Sabri, aynı yıl ölmüştür.
[4] Ahmet Talat Bey, Fuzuli’nin beytini bu şekilde kaydetmiş. Başka kaynaklarda ilk dizesi farklı olup, beyit “Çekme dâmen nâz edip üftâdelerden vehm kıl/Göklere açılmasın eller ki dâmânındadır” şeklindedir. ( Geniş bilgi için:A.Talat Onay, Âşık Tokatlı Nuri )
[5]Ziyâ (Abdülhamid Ziyâeddin) Paşa(1825-17 Mayıs 1880), Şâir ve devlet adamı. Eserleri:
Zafernâme; Harâbat, 3 cilt, Tercî-i Bend ve Terkib-i Bend, Eş’âr-ı Ziya, Külliyat-ı Ziya Paşa.

The following two tabs change content below.
comments