‘YENİDEN İMARET HAREKETİ’ BAĞLAMINDA BİR KAÇ SÖZ

The following two tabs change content below.

Site kurucusu Ahmet Gülşen’in Çankırı Araştırmaları Sitesi’nin 3. dönemini ‘Yeniden İmaret Hareketi’ şeklinde isimlendirmesi isabetli olmuştur. ‘Yiğit düştüğü yerden kalkar’ diye bir atasözümüz var. İmaret’in madde ve mânâsıyla ayağa kalkması, inanıyorum ki Çankırı’nın dirilişine sağlam bir zemin oluşturacaktır.
Esasen imâretin tarihî kimliği ile tanıtılması ve Çankırı gündemine oturması da bu site sayesinde olmuştur.

İMÂRET VE ÇANKIRI

Çankırı, Karatekin Gâzî tarafından fethedildiği dönemde şehrin merkezi Çankırı kalesi idi. Bu dönemde bu kent, medenî gelişmelerin fazla olmadığı bir garnizon şehir hüviyetindedir. Ancak, Anadolu Selçuklu Devleti ve özellikle I. Alaeddin Keykubad (1221-1237) devrinde medeni anlamda belirgin bir gelişmenin varlığından söz edilebilir. Nitekim Cemaleddin Ferruh’un inşa ettirdiği Darü’ş-şifâ ve darü’l-hadis bu döneme ait eserlerdir.

İmâret, imâr kelimesinin çoğuludur. Ecdâdımız, külliye denilen; cami, medrese, hamam, kervansaray, şifahane, kütüphane gibi eserlerin bir arada olduğu tesislerle şehirlerin kurulması, imar ve ihyası işine büyük önem vermişlerdir. İmâret, külliyelerin bir bölümünü oluşturur. Osmanlı döneminde yolculara,misafir ve yoksullara yemek verilen, sosyal bir kurum olarak hizmet vermişlerdir. Çok yaygın biçimde kurulmuş bu ve benzeri kurumlar sayesinde, bir yolcunun tek kuruş ücret ödemeden Osmanlı İmparatorluğu topraklarını bir uçtan bir uca kat etmesi mümkün olabilmekteydi. Her yerde kurulu tekke ve zâviyeler, kervansaraylar da benzeri hizmetleri ifâ etmekteydi.

Kasım Bey İmâreti

Çankırı’da İsfendiyaroğlu Kasım Bey’in imâreti, şehrin merkezini oluşturmakta o zamanki adıyla Beğ Camii etrafında bir yapılar topluluğunu ifade etmekte idi. Bu yapılardan bir kısmı bu gün mevcut değildir. Bir kısmı yenilenmiştir. Ancak, tarihî dokunun merkezi konumunda bir semt adı olarak maddî ve manevî varlığını sürdürmektedir. “İmâret de Güzellerin Yoludur” adlı bir türkü ile dillerdedir. İmâret Camii ve hazîresinde yatan bânisi ile varlığını devam ettirmektedir. Daha önce medrese, kervansaray, kütüphane, hamam, bedesten(arasta) da mevcuttu.
Çankırı’ya –Karatekin Gazi ve Cemaleddin Ferruh ile birlikte- şahsiyet kazandıran en önemli kişi, Çankırı’nın 50 yıla yakın Beyliğini yapan İsfendiyaroğlu Kasım Bey’dir. Tarihte hiçbir yönetici Çankırı ve çevresinde bu kadar uzun süre idarecilik yapmış değildir. Onun kurduğu çeşitli hayır kurumları ve tesisler, Çankırı iktisadi ve kültürel hayatını etkileyecek ve tanzim edecek boyutlardadır. Çankırılı kimliği ve şahsiyetinin oluşmasında bu hayırsever, kahraman ve tecrübeli devlet adamının rolü sanıldığından çok önemlidir.
İmâret, hem güzellerin hem de “güzellikler”in yoludur/yolu olmalıdır. Sanat, mimâri, estetik ve edebiyat zevkinden yeterince nasiplenmemiş yöneticilerin şehre-altyapı-perspektifinden başka bakış açıları olmadığını bilmek- ne kadar rahatsız edici bir şey…Tersinden söylersek: Sanat, mimâri, estetik ve edebiyat zevkinden yeterince nasiplenmiş yöneticilerinin olması; bir şehir (veya ülke) için ne büyük bir şans…Tarihî işlevi, Çankırı’nın en bilinen semti olması, türkülere konu olması, bu eseri merkez alan bir projeyi gerekli kılmaktadır.

Camiin bitişiğindeki kabirler, 2000 yılına kadar çöplerin işgal ettiği, otların bürüdüğü tam bir mezbelelikti. Ne cami cemaatı, ne yerel yöneticiler ve bürokratlar Kasım Bey’den haberdar değildiler. Sohbetlerimiz sonrası, o zamanki Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası yöneticileri, hazîreyi temiz bir görünüme kavuşturdular. Çankırı Valiliği de, camiye Kasım Bey’i anlatan bir ışıklı pano koydurmak suretiyle hatırlanmasını sağladı.

Yıllarca Kasım Bey’in varlığından habersiz, kabirlerini perîşanlık içinde bırakanların Çankırı’yı yönettiklerini sanmaları, olsa olsa bir illüzyondan ibarettir. Tarihi olmayan bir şehir, kalabalık bir köyden başka nedir ki? Peki, tarihini bilmeyenlere ne isim verelim? (Bu sözlerimiz münhasıran bir kişi veya yöneticiyi işaret etmemektedir. Ancak, içerdiği anlamın kapsamı içine giren-geçmiş,bugün ve gelecek- herkese söylenmektedir.).

İmâretin vakıf mütevellisinin ilgisizliği yüzünden geciken restorasyon süreci, son aşamaya gelmiştir. Vakıflar Ankara Bölge Müdürlüğü restorasyon için düğmeye basmış bulunmaktadır. Sürecin bütün safhalarında bu sitenin payı ve katkısı unutulmamalıdır.
Yeni dönem hayırlı olsun!

The following two tabs change content below.
comments

Related posts